Sınav Koçluğu

Sınav Koçluğu

Üniversite ve Lise Adayları için Sınav Koçluğu Programı

Amaç:

Üniversite ve lise giriş sınavlarına hazırlanan öğrencilerin, başarılarını artıracak unsurları belirlemek, güçlü yanlarını kullanarak etkili yöntemler geliştirmek, başarıya giden yolda karşılaştıkları engelleri fark edip ortadan kaldırmalarını sağlamak, sınava hazırlık sürecinin öğrenci ve aile için sağlıklı bir şekilde yönetilmesine destek olmaktır.

Şu ifadeler tanıdık geliyor mu? “Daha iyisini yapabileceğini biliyorum, potansiyeli var ama yeterince odaklanmıyor ya da yeterince dikkatli davranmıyor. İstese çok daha başarılı olur ama yeterince önemsemiyor gibi görünüyor…” Peki potansiyelini ortaya çıkarmak ve kullanmasını sağlamak için neler yapmak gerekir? Okul var, özel ders var, kurslar var daha ne olsun diye mi düşünüyorsunuz?

Ebeveynler olarak bizler çocuklarımızın kendi ayaklarının üzerinde durabilmeleri için başarılı ve mutlu olabilmelerini isteriz. Peki çocuğunuz kendini ne kadar tanıyor, ilgi alanları ve yeteneklerinin ne kadar farkında, nasıl öğreniyor, neler yapmak istiyor ve ya  siz bunun ne kadar farkındasınız?

Üniversiteye hazırlanan gençler, kendilerini tanımadan, ne istedikleri üzerinde yeterince fikir sahibi olmadan hayatlarının en önemli kararlarından birini vermeye çalışıyorlar. Bu karar, yani meslek seçimi,  hayatlarının geri kalanını etkileyecek. Bu konulara kafa yormadan sadece çok çalışmak, geleceğin mesleklerine ya da iyi kazandıran mesleklere odaklanmak o istediğimiz başarı ve mutluluk tablosunda önemli kısımları atlamak demektir.

Genç bir beyinde en hızlı gelişim ve değişim gösteren kısımların başında ön beyin (frontal korteks) gelir. Bu bölge; sosyal beceriler, plan yapma, sosyal norm ve kuralları algılama, irade, öz-denetim ve öz-farkındalık gibi üst düzey bilişsel işlevleri yöneten devrelerin bulunduğu yerdir. Özellikle ortaokul, lise ve üniversite dönemleri beynin en hızlı değişim geçirdiği, sosyal hayat kalıplarının en net şekilde belirlendiği dönemlerdir. O nedenle bu dönem, yaratıcılığın, insan ilişkilerindeki becerilerin, kişiye  özel becerilerin ortaya çıkarılması ve desteklenmesi gereken bir dönemdir.

Sınav koçluğu ya da öğrenci koçluğunda  bizler farklı bir yaklaşım sergiliyoruz. Onlar artık geleceklerine dair önemli kararları  verme aşamasındalar. Bu kararı vermeden önce kendilerini tanımaları, paradigmaları anlamaları, hayatlarının sorumluluklarını ele almaları ve gidecekleri yeri belirleyip bu yere ulaşmak için rotalarını çizmelerinin tam zamanı. İşte bu önemli yolculukta, farklı bakış açıları geliştirmelerini destekleyerek, kendilerini keşfetmelerini sağlayarak, potansiyellerini ortaya çıkarmaları için onların yanında oluyoruz.

Tüm öğrencilerin özgün özelliklere, kapasite ve yeteneklere sahip olduğuna inanıyoruz. İlgi ve yeteneklerini  ve bu alanda nasıl daha iyi olabileceklerini keşfetmelerine yardımcı olmak  istiyoruz.

Öğrenciler, motive olabilmek ve bu sayede yapabileceklerinin en iyisini ortaya koyabilmek  için onlara esin kaynağı olabilecek güçlü amaçlara ihtiyaç duyarlar.

Çocukların öğrenme yetenekleri vardır, sorun doğru yöntemin kullanılmasındadır. “Ne öğrenmeliler” sorusu ile birlikte daha da önemli olan “en iyi nasıl öğrenebilirler” sorusu üzerinde de durmak gerekir. Bunun için de, öğrenmelerinde onlara destek olacak yöntemleri belirlemek  için birlikte çalışıyoruz.

Sınavlara hazırlık aşamasında okul, özel ders, evde yapılan  çalışmalar, ödevler derken yoğun bir şekilde akademik başarı üzerine odaklanma eğilimi var; öyle ki bu uğurda zaman zaman çocuklarımızı onlara duygusal açıdan zarar verecek ölçüde zorlayabiliyoruz.

Amacımız, akademik başarıyı destekleyecek ve arttıracak yönde bütünsel bir gelişimin sağlanabilmesidir. Sınav koçluğu ile birlikte öğrenciler hayatlarında öncelik belirlemenin ve plan yapmanın önemini kavrarlar. Daha düzenli ve programlı olduklarında hayatlarına sadece ders çalışmayı değil dinlenmeyi, eğlenmeyi de dahil ederek daha az stresli ve daha dengeli bir hayat yaşamaya başlarlar.  Ulaşmak istedikleri hedefleri netleştirerek motivasyonları arttırabilirler.   Aile, arkadaş, öğretmen, çevre ile ilişkilerinde daha etkili, özgüvenli ve güçlü olurlar, bu sayede akran baskısı azalır. Bu da beraberinde öğrenmeye daha açık hale gelen öğrenciler ve akademik başarının artışı ile birlikte çağımızın getirdiği zorlu yaşantılarla baş edebilmeleri için  gerekli donanımın artışı demektir.